Şeriat Hakikati!

Günümüzde “şeriat” kelimesi, birçok insanın zihninde yanlış anlamlar ve korkularla anılır hale geldi. Oysa bu kavram, İslam’ın özünü, yani Allah’ın insan için belirlediği ilahi düzeni temsil eder. Şeriat, sadece kanun kitaplarında veya mahkeme salonlarında yer alan kuru hükümler değil; aksine, insanın hayatına anlam katan, onu adalet, merhamet ve iyilikle donatan bir yaşam biçimidir.

“Şeriat” kelimesi, Arapçada “suya götüren yol” anlamına gelir. Yani şeriat, insanı hakikatin kaynağına, Allah’ın rahmetine ulaştıran yoldur. Bu yol, sadece cezalarla veya yasaklarla değil; ibadetle, ahlakla, insan sevgisiyle ve toplumsal adaletle örülüdür. Namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek gibi ibadetler şeriatın bir yönünü oluştururken; anne-babaya hürmet etmek, muhtaca iyilik etmek, yoksulu gözetmek, kadına saygı göstermek, ırkçılığa ve zulme karşı durmak da onun ayrılmaz parçalarıdır.

Şeriat, insanın sadece ibadet hayatını değil, ticaretini, aile ilişkilerini, toplumsal davranışlarını ve hatta çevreyle olan münasebetini de düzenler. Helal rızık kazanmak, haksız kazançtan uzak durmak, adaletli davranmak, sözünde durmak… Bunların her biri, şeriatın bir yansımasıdır. Yani şeriat, insanı sınırlandırmak için değil; onu yüceltmek, kötülüklerden korumak ve dünya ile ahiret dengesini sağlamak için vardır.

İran, Afganistan, Arabistan gibi bazı çevreler, şeriatı yalnızca cezalarla, sertliklerle veya baskıyla özdeşleştirerek yanlış bir imaj çizerler. Bu yanlış intiba, dünyadaki bütün insanlığın şeriattan yüz çevirmesine sebep olmaktadır. Oysa şeriat, özü itibarıyla rahmettir. Kuran’da “Biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya Suresi: 107. Ayet) buyrulmuştur. Peygamber Efendimiz bu rahmeti yaşatarak gösterdi: affederek, merhamet ederek, mazluma sahip çıkarak, güçlüye adaletle sınır koyarak. İşte şeriat da bu rahmetin toplumsal düzen haline gelmiş şeklidir.

Şeriat, korkulacak bir sistem değil; Allah’ın insan için çizdiği en güvenli ve en adil yoldur. O, kalplere huzur, toplumlara denge, dünyaya merhamet getirir. Bizler şeriatı sadece kanunlarda değil, kendi hayatımızda yaşatmalıyız: doğrulukla, yardımseverlikle, adaletle, saygıyla… Çünkü şeriat, dürüst ve anlamlı yaşamın ta kendisidir…

Yorum bırakın