Namaz Hakkında

Namaz, müminin Rabbi ile kurduğu en özel bağdır. O, sadece bir ritüel ya da alışkanlık değil, insanın yaratılış gayesini idrak etmesine vesile olan ilahi bir davettir. Allah, Kuran’da “Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etek diye yarattım” (Zâriyât, 56) buyurur. İşte bu kulluğun zirvesi ve en somut hali namazdır.

Namaz, bir kulun, Rabbinin huzurunda eğilip secdeye kapanarak acziyetini ilan ettiği bir kulluk ifadesidir. Günde beş vakit bize emredilen bu ibadet, aslında bir zorunluluktan ziyade bir lütuftur. Dünyanın karmaşası içinde savrulan ruhlarımız için sükunet, huzur ve anlam bulduğumuz bir limandır.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem namazı “dinin direği” olarak nitelendirmiştir. Bir binanın direkleri olmadan ayakta kalması mümkün olmadığı gibi, iman da namazsız bir temele dayanamaz. Namazı terk eden bir insan, aslında Rabbiyle arasındaki bağları gevşetir ve kalbini boşluğa terk eder.

Unutulmamalıdır ki, namaz bir teklif değil, bir zorunluluktur. Rabbimiz, bu ibadeti bizden talep etmiş ve “Namazı dosdoğru kılın” (Bakara, 43) emrini vermiştir. Yani bu, bir seçenek değil, bir mümin için kesin bir sorumluluktur. Ancak bu sorumluluğu yerine getirmek, insanın maneviyatını yücelten, ruhunu arındıran ve dünya-ahiret dengesini kurmasını sağlayan bir yolculuktur.

Namaz, sadece bireysel bir ibadet değil, aynı zamanda bir ahlak ve disiplin okuludur. Namaz kılan bir insan, günlük hayatını da bu disiplin çerçevesinde şekillendirir. Sabah namazına kalkmak, erken uyanmayı ve güne zinde başlamayı öğretir. Öğle ve ikindi namazları, işlerin arasında Allah’ı hatırlamayı sağlar. Akşam ve yatsı namazları ise günü bir hesaplaşma ile sonlandırmaya vesile olur.

Hayatımızın yoğunluğu, işlerin karmaşası ve modern çağın telaşları ne olursa olsun, namazı terk etmek bir mümin için düşünülemez. Çünkü namaz, ruhun gıdasıdır. Nasıl ki bedenimiz susuz ve gıdasız ayakta duramazsa, ruhumuz da namazsız bir hayatı sağlıklı bir şekilde sürdüremez. Tetikte bekleyen şeytan, namazsızlık boşluğundan faydalanır ve türlü çeşit günaha davet eder.

Öyleyse, Rabbimizin huzurunda boyun eğip secdeye kapanmayı ihmal etmeyelim. Çünkü bu dünya bir imtihan yeridir ve namaz, bu imtihanı kazanmamız için elimizdeki en güçlü araçlardan biridir. Bu bilinçle hareket eden her mümin, dünya hayatında huzuru, ahiret hayatında ise ebedi kurtuluşu bulacaktır.

Rabbim hepimize namazı hakkıyla eda eden kullarından olmayı nasip etsin. Amin…

2 responses to “Namaz Hakkında”

  1. Eyüp CENGİZ Avatar
    Eyüp CENGİZ

    Emeğine ve yüreğine sağlık Veysel abi..

    Liked by 1 kişi

    1. Veysel Şahin Avatar

      Teşekkür ederim kardeşim. İyi okumalar…

      Beğen

Veysel Şahin için bir cevap yazın Cevabı iptal et