Şükür Bilinci…

İnsan, yaratılışı gereği arzularının peşinde koşar. Ancak her arzu, onun hayrına değildir. Rabbimiz, sonsuz ilmi ve hikmetiyle kulları için bazı şeyleri takdir etmez, bazılarını ise yasaklar. İnsan, Allah’ın men ettiği veya nasip etmediği şeylerin peşinde ısrar ederse, hem huzurunu kaybeder hem de sahip olduğu nimetleri görmez olur.

Kuran’da Allah şöyle buyurur: “Olur ki, hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlıdır; hoşlandığınız bir şey de sizin için şerlidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi: 216. Ayet)

Bu ayet bize açıkça gösteriyor ki, bizim hoşumuza gitmeyen bazı şeylerin ardında nice hayırlar olabilir; tam tersi, gönlümüzün arzuladığı bazı şeyler de bize zarar verebilir. İnsan, sınırlı aklıyla geleceği göremez. Ancak Allah, her şeyin iç yüzünü bilen tek varlıktır. Bir nimete ulaşamadığımızda isyan etmek yerine, Allah’ın bu konuda bizim için sakladığı hikmeti düşünmek gerekir. Çünkü kayıp gibi görünen şey, aslında bir korunma olabilir.

Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil; gönül tokluğudur.” (Buhârî, Rikak, 15)

İnsan, elindekine kanaat etmeyip sürekli erişemediği şeylerin peşinde koştuğunda mutsuz olur. Halbuki kanaat eden kimse, sahip olduğu nimetlerin farkına varır ve huzur bulur. Başka bir hadiste ise şöyle buyurulur: “Allah’ın sana taksim ettiğine razı ol ki insanların en zengini olasın.” (Tirmizî, Zühd, 11) Burada da açıkça görüyoruz ki gerçek huzur, Allah’ın takdirine rıza göstermektir.

Dünya hayatında sınanıyoruz. Bize verilen nimetler, birer imtihan vesilesidir. Sürekli mahrum kaldığımız şeylere odaklanmak, elimizdeki güzellikleri göremememize sebep olur. Oysa Kuran’da defalarca “Şükredin ki nimetiniz artsın” (İbrahim Suresi: 7. Ayet) buyrulmaktadır. Şükür, nimeti çoğaltan ve huzuru kalbe yerleştiren bir anahtardır. Allah’ın bize takdir etmediği şeylerin ardında muhakkak bir hikmet vardır. Bizim için hayırlı olmayanı, Rabbimiz bizden uzaklaştırır. Mümin, kaybettiğine değil; sahip olduğuna odaklanır, şükreder ve huzur bulur. Asıl saadet, Allah’ın takdirine teslimiyet ve O’na rıza göstermektedir…

Yorum bırakın