Son zamanlarda anketler CHP’yi birinci parti gösteriyor. Evet, doğru duydunuz. CHP… Hani şu yıllarca “yüzde yirmi barajını geçemez” denilen, mitinglerde rüzgarla gelen bayraklardan başka bir hareket olmayan parti. Şimdi anketlerde birinci sırada. Vay be!
İnsan ister istemez düşünüyor: Bu anketleri nerede yapıyorlar? Mahalle kahvesinde değil, köy meydanında değil, sanayi sitesinde değil. E o zaman nerede bu millet?
Anlaşılan o ki, anketörler sahaya inmiş ama sahayı biraz yanlış anlamışlar. Sahaları pavyon, restoran, tekel bayii, nargile kafe ve alkol raflarının arası zannetmişler. Ankete katılan vatandaş da “Abi ver 35’lik rakıyı, bir de anket doldurayım” demiş. Sonuç: CHP yüzde 30 küsur.
Bu nasıl iştir? Millet çay simit hesabı yaparken, bazı anketörler votka şişesiyle kamuoyu ölçüyor. Herhalde “Halkın nabzını tuttuk” dedikleri yer, DJ kabininin yanı. “Ekonomiden memnun musunuz?” sorusunun cevabı da fonda çalan arabeskle veriliyor: “Yıkıla yıkıla geldim ben bu hallere…”
Yani kardeşim, bu anketler varsa yoksa bir “algı operasyonu”, bir “psikolojik hazırlık süreci.” Sen hala pazarda domatesi tane ile alırken, bazıları ekran başında “CHP birinci parti oldu!” diye naralar atıyor. Bu nasıl bir gerçeklikten kopuştur?
Millet iş bekliyor, aş bekliyor, çözüm bekliyor. Anketçiler ise müzikli ortamda siyasi eğilim ölçüyor. Allah aşkına, sen bugüne kadar evine gelen bir anketör gördün mü? Telefonda sana “Kime oy verirsin?” diye soran oldu mu? Olmadıysa, bu sonuçlar nereden geliyor?
Yoksa gerçekten bu millet CHP’ye dönmeye mi başladı? Yoksa iktidara olan bıkkınlık artık nereye gitse gitsin noktasına mı vardı? Eğer öyleyse, mesele anketin yapıldığı yer değil, milletin geldiği haldir. O zaman biz de şunu soralım:
Asıl pavyon nerededir? Dışarıda mı, yoksa siyaset arenasında mı?

Yorum bırakın