2025 yılına damgasını vuran gelişmelerden biri, Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır mücadele ettiği silahlı terör örgütü PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması oldu. Bu açıklama, hem Türkiye kamuoyunda hem de uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Peki bu fesih kararı ne anlama geliyor? Gerçekten bir dönemin sonuna mı geldik, yoksa bu taktiksel bir hamle mi?
Tarihsel Arka Plan: PKK (Kürdistan İşçi Partisi), 1978 yılında Abdullah Öcalan önderliğinde kuruldu. 1984’te silahlı eylemlere başlayan örgüt, özellikle 1990’lı yıllarda Türkiye’nin güneydoğusunda yoğun terör eylemleri gerçekleştirdi. Hem güvenlik güçleri hem de sivillerin yaşamını yitirdiği bu çatışma süreci, Türkiye’nin iç ve dış politikasını derinden etkiledi.
Fesih Açıklaması: PKK’nın sözde üst yönetiminden yapılan açıklamada, “bölgesel dinamikler ve küresel gelişmeler” gerekçe gösterilerek örgütün faaliyetlerini sonlandırdığı belirtildi. Açıklamada silahlı mücadele döneminin sona erdiği, ancak siyasi ve sivil mücadele yollarının değerlendirileceği ima edildi.
Türkiye’nin Tavrı: Türk hükümeti, bu gelişmeyi ihtiyatla karşıladı. Yetkililer, “fiziki olarak tamamen silahsızlanma ve dağ kadrolarının teslimi” gibi somut adımlar atılmadığı sürece bu açıklamanın bir anlamı olmayacağını vurguladı. Ayrıca, geçmişte benzer biçimde yapılan taktiksel geri çekilmelerin daha sonra yeniden yapılanmalarla sonuçlandığına dikkat çekildi.
Uluslararası Reaksiyon: Başta Avrupa Birliği ve ABD olmak üzere birçok ülke, PKK’nın fesih kararını “olumlu bir gelişme” olarak değerlendirdi. Ancak bu ülkelerin de “sürdürülebilir barış ve şeffaflık” çağrısı yapması dikkat çekti.
Gerçekten Bitti mi?: Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık. PKK’nın kendini feshettiğini açıklaması, sahada aktif olan tüm unsurların silah bırakması anlamına gelmiyor. Ayrıca, örgütün Suriye (YPG/SDG) ve Irak’taki kollarının faaliyetlerine devam edip etmeyeceği de önemli bir belirleyici olacak. Uzmanlara göre bu fesih, daha çok taktiksel ve uluslararası baskıları azaltmaya yönelik bir hamle olabilir.
Sonuç: PKK’nın fesih kararı, eğer samimi bir şekilde uygulanırsa Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olabilir. Ancak bu süreç dikkatle izlenmeli ve terörle mücadelenin tüm unsurlarında kararlılıkla devam edilmelidir. Silahların susması, ancak gerçek bir barış ortamı ve demokratik çözüm adımlarıyla kalıcı hale gelebilir.
Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’ye, terörle kararlı mücadeleleri ve PKK’yı bitirme yolunda gösterdikleri güçlü irade için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Milletimizin huzur ve güvenliği adına atılan her adımı takdirle karşılıyor, bu kararlı duruşun devamını diliyorum…

Yorum bırakın