Dostluk ve İnsani Değerler…

İnsanoğlu, yaratılışı gereği sosyal bir varlıktır. Hayat yolculuğunda yanında yürüyecek, dert ortağı olacak, sevinçleri paylaşacak insanlara ihtiyaç duyar. Bu bağlamda dostluk, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Ancak gerçek dostluğu anlamak için onun temel taşlarını da iyi tanımak gerekir: vefa, samimiyet, iyi niyet, hoşgörü ve hüsn-ü zan.

Dostluk, çıkar gözetmeden kurulan, karşılıklı güven, sevgi ve anlayışa dayanan özel bir bağdır. Gerçek dost, sadece iyi günde değil, zor zamanlarda da yanımızda olan kişidir. Dost, sadece gülümseyen yüzümüzde değil, gözyaşımızda da kendini gösterendir.

Vefa, dostluğun temelidir. Geçmişte birlikte yaşanılan güzel anılara, verilen sözlere ve paylaşılan değerlere sadık kalmaktır. Vefalı bir dost, zaman geçse de, şartlar değişse de, kalbinde aynı sıcaklığı taşır. Vefa, sadece sözde kalan bir sadakat değil; davranışlarla gösterilen gerçek bir bağlılıktır.

Samimiyet, içtenliktir. Maske takmadan, olduğu gibi davranmak, kalpten gelen duygularla iletişim kurmaktır. Samimi bir dost, hatamızı yüzümüze söyleyebilecek kadar dürüst, yüreğimizi anlayabilecek kadar da yakındır.

İyi niyet, her durumda karşı tarafı olumlu yorumlama çabasıdır. Dostlukta iyi niyet, kırgınlıkların yerini anlayışa, öfkenin yerini merhamete bırakır. İyi niyetli dost, kusur aramaz; varsa da örter, düzeltmeye çalışır.

Hoşgörü, farklılıkları kabul etme ve anlayışla yaklaşma becerisidir. Dostlukta zaman zaman fikir ayrılıkları, yanlış anlaşılmalar olur. Hoşgörü, bu çatışmaları bir ayrılık nedeni değil, bir büyüme vesilesi haline getirir.

Hüsn-ü zan, insanlara iyi niyetle yaklaşmak, onları kötü niyetli görmemektir. Dostlukta bu özellik, güvenin teminatıdır. Hüsn-ü zan ile hareket eden kişi, dostunun her sözünü, her hareketini art niyetle değil, anlayışla değerlendirir.

Dostluk, her şeyden önce yürek işidir. Bir bakışta halinden anlayandır. Kalabalıklar içinde yalnız kaldığında, sessizce seni fark edendir. Sana “yanındayım” dediğinde, gerçekten orada durandır. Dost, seninle ağlayabilen, seninle gülebilendir. Eleştirecekse kırmadan, uyaracaksa yüzüne, övecekse arkanızdan yapandır. Dost, yanında olduğunda kıymet bilen, uzakta olduğunda yokluğunu hissedendir. Ve en önemlisi, seni sen olduğun için seven kişidir. Dostluk; vefa ile güçlenir, samimiyetle derinleşir, iyi niyetle korunur, hoşgörü ile sürer, hüsn-ü zan ile huzur bulur. Gerçek dostluk, zamanla sınanır, zorluklarla olgunlaşır ve kalpte iz bırakır. Bugün etrafımızda çokça insan olabilir; ama gerçek dostlarımızı bu değerlerle ayırt edebiliriz…

Yorum bırakın