İnsanın kendini ve çevresini inşa ediş yolculuğu, yalnızca akılla ya da bilgiyle değil; kalbinin pusulasıyla, vicdanının terazisiyle de mümkün olur. İşte tam da bu yüzden dürüstlük, adalet, insaf ve özen; bir insanın hem iç dünyasında hem de toplumdaki yerinde temel taşıdır.
Dürüstlük, sadece doğruyu söylemek değil, doğruyu yaşamaktır. Dürüst insan, yalanın kolaycılığına, sahte zaferlerin cazibesine kapılmaz. Çünkü bilir ki bir gün gerçeğin sesi, en yüksek perdeden yankılanır. Dürüstlük, bir insanın önce kendisiyle barış içinde olmasının şartıdır. Kendine yalan söyleyen, başkasına da yalan söylemeye mecbur kalır. Oysa içtenlik, bir zincir gibi hayatın her alanını birbirine bağlar; güveni, sadakati ve samimiyeti besler.
Adalet, yalnız mahkeme salonlarında değil, günlük hayatın her anında var olmalı. Bir çocuğun iki oyuncak arasında bölüştürülmesinden, toplumların büyük kararlarına kadar… Adalet, gücü olana değil, hak edene hakkını vermektir. Adil bir insan, duygularına, yakınlıklarına ya da çıkarlarına değil; hakikate kulak verir. Çünkü adalet, bireyler arasındaki huzurun, toplumlar arasındaki barışın temelidir. Adalet yoksa güven de yoktur; güven yoksa birlik de…
İnsaf, güçlünün zayıf karşısında kendini frenleyebilmesidir. “Ben yapabiliyorum, o halde yapayım” değil; “yapabiliyorum ama yapmalı mıyım?” sorusunu sorabilmektir. İnsan, bazen haklı bile olsa, hakkından vazgeçebilme büyüklüğünü gösterebilmelidir. Çünkü bazen hukukun sınırları yeterli olmaz; insaf, o sınırların ötesinde kalbin sesidir. İnsaf, kibri söndürür; insanı yüceltir.
Özen, insanın hem işine hem sözüne hem de ilişkilerine dikkatle yaklaşmasıdır. Küçük bir kelimenin, yanlış bir bakışın, ihmalkar bir davranışın nelere sebep olabileceğini fark etmek… Özen gösteren insan, hem kendine hem çevresine saygısını gösterir. Çünkü bilir ki her detay, büyük resmin bir parçasıdır. Sevgiyle, dikkatle yapılan her şey, kalıcı ve anlamlı olur.
Dürüstlük, adalet, insaf ve özen; birbirini tamamlayan, iç içe geçen değerlerdir. Biri eksik olduğunda diğeri tam olmaz. Bir insan, bu değerleri hayatının merkezine koyarsa; hem kendi iç huzuruna kavuşur hem de çevresine ışık olur. Dünya, adil, dürüst, insaflı ve özenli insanların omzunda yükselir.
Belki de hepimiz şu soruyu kendimize sormalıyız: “Bugün hangisini biraz daha artırabilirim?” Küçük adımlar, büyük değişimlerin habercisidir. Ve unutmayalım: İnsan, davranışlarının toplamından ibarettir…

Yorum bırakın