Pakistan’ın Şanlı Direnişi…

Pakistan, 1947’de bağımsızlığını kazandığı andan itibaren sadece bir ülke değil, aynı zamanda İslam dünyasının gururu ve inançla yoğrulmuş bir milletin umudu oldu. Bu genç devlet, kuruluşundan kısa süre sonra, özellikle Hindistan ile yaşanan çatışmalarda hem askeri hem de manevi duruşuyla dünyanın dikkatini çekmiştir.

Pakistan, kurulduğu yılın hemen ardından 1948’de Keşmir konusunda Hindistan ile karşı karşıya geldi. Yeni kurulmuş bir orduya ve sınırlı kaynaklara rağmen Pakistan, özellikle Keşmir halkının yanında durarak adaletin sesi oldu. Mücahitler ve Pakistan askerleri, bölge halkının iradesine tercüman olurken, Hindistan’ın askeri müdahalesine karşı büyük bir direniş gösterdi. Bu savaş, Pakistan’ın mazlumlara sahip çıkan duruşunun bir göstergesiydi.

1965’te yeniden alevlenen Keşmir meselesi, Pakistan ordusunun cesaretiyle tarihe yazıldı. Operasyonlar sırasında Pakistan Hava Kuvvetleri’nin üstün başarısı, Lahore cephesindeki sivil halkın ve askerlerin birlikte verdiği mücadele, Pakistan’ın nasıl birleştiğini gözler önüne serdi. Özellikle Teğmen Aziz Bhatti gibi kahramanlar, canlarını vererek bu toprakların bağımsızlığını ve onurunu savundular. 6 Eylül, bugün hala Pakistan’da “Savunma Günü” olarak gururla kutlanmaktadır.

1971 savaşı Pakistan için zorlu bir dönem olsa da, milletin iradesi yine ön plandaydı. İç siyasi karışıklıklar ve Hindistan’ın doğrudan müdahalesine rağmen, Pakistan ordusu onurlu bir şekilde mücadele etti. Bu savaş, sadece askeri bir çarpışma değil, aynı zamanda emperyalist müdahaleye karşı bir dik duruştu. Askerlerimiz, tarihe şehadetleriyle iz bıraktı.

1999 Kargil Savaşı, Pakistan’ın bir kez daha dünya gündeminde yer almasına sebep oldu. Dağlık bölgelerde sürdürülen bu zorlu harekat, Pakistan askerlerinin disiplini, stratejik zekası ve vatan sevgisini gözler önüne serdi. Soğuk hava, zorlu araziler ve Hindistan’ın ağır saldırılarına rağmen, Pakistan ordusu bölgede uzun süre direniş gösterdi ve dünya Pakistan’ın askeri kapasitesine bir kez daha şahit oldu.

Pakistan, savaş meydanlarında sadece silahla değil, inançla, kararlılıkla ve halkıyla omuz omuza verdiği mücadeleyle öne çıkmıştır. Bu savaşlar Pakistan için yalnızca askeri çatışmalar değil; ulusal birliğin, özgürlüğün ve adalet arayışının birer sembolüdür. Bugün, Pakistan geçmişinden aldığı bu güçle, barışın savunucusu ve bölgesel istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir.

Bu sıralar Hindistan yine ateşle oynamaya devam ediyor ve karşılığını fazlasıyla alacak. Pakistan son darbeyi vurmak için kolları sıvadı! Türkiye’nin desteğini de arkasına alan Pakistanlı kardeşlerimizin Rabbim yardımcıları olsun…!

Yorum bırakın