İnsanoğlunun dünya hayatındaki varlığı, sadece maddi ve geçici menfaatlere dayalı bir süreç değildir. İnanç perspektifinden bakıldığında, bu dünya bir anlam, bir hikmet ve en önemlisi bir imtihan yurdudur. İslam inancına göre, dünya hayatı geçici bir konak, ahiret ise ebedi yurttur. Bu bağlamda, “Bu dünya bir imtihan yeridir” sözü, hayatın tamamının bir sınav alanı olduğunu ifade eder.
Kuran’da birçok ayette dünya hayatının bir sınav olduğu açıkça belirtilmiştir. Allah şöyle buyurur: “Hanginizin daha güzel amel işleyeceğini denemek için ölümü ve hayatı yaratan O’dur…” (Mülk Suresi: 2. Ayet)
Bu ayet, hayatın gayesinin sadece yaşamak değil, güzel amellerle sınavı geçmek olduğunu gösterir. İmtihan sadece sıkıntılarla değil, aynı zamanda nimetlerle de olur:
“Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele.” (Bakara Suresi:155. Ayet)
“Şüphesiz biz sizi iyilik ve kötülükle deniyoruz. Ve nihayet bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya Suresi: 35. Ayet)
Bu ayetler, insanın hayatı boyunca çeşitli yollarla sınanacağını ve bu sürecin kaçınılmaz olduğunu ifade eder. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de dünya hayatının geçiciliğini ve bir imtihan vesilesi olduğunu sıkça dile getirmiştir. Bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Dünya, müminin zindanı, kafirin cennetidir.” (Müslim, Zühd, 100) Bu hadis, müminin dünya nimetleriyle sınırlı kalmaması, asıl huzuru ve ödülü ahirette araması gerektiğine işaret eder. Başka bir hadiste şöyle buyrulmuştur “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.” (İmam Ali)
Bu da dünyadaki gaflet haline dikkat çekerek insanı uyanışa, farkındalığa ve hakikat arayışına çağırır. İmtihan bilincinde olan bir insan, karşılaştığı zorlukları sabırla, sahip olduğu nimetleri ise şükürle karşılar. Çünkü bilir ki her şey Allah’tandır ve her şeyin bir hikmeti vardır. Sabredenler için Kuran’da şu müjde verilir: “Gerçek şu ki, sabredenlere ecirleri hesapsız olarak verilir.” (Zümer Suresi: 10. Ayet)
Bu bilinç, insana bir yön çizerek onu daha dengeli, daha ahlaklı, daha anlayışlı bir birey haline getirir. Zira imtihanı fark eden kişi, geçiciye değil, kalıcıya yönelir. Neticede, bu dünya hayatı, ebedî bir hayatın ön hazırlığıdır. İnsan, bu dünyada sadece yaşamakla değil, yaşamını anlamlandırmakla sorumludur. İmtihanı veren Allah’tır; sorular ise bazen nimet, bazen musibet, bazen sevinç, bazen keder şeklinde gelir. Gerçek kazanç, bu sınavı sabır, şükür ve güzel ahlakla geçebilmektir. Rabbim hepimizi muvaffak eylesin inşallah…!

Yorum bırakın