Laiklik ve Şeriat…!

Bismillahirrahmanirrahim

Bugün insanlık, tarihin en büyük sapmalarından birinin içinde debelenmektedir. Bir tarafta Rabbimizin ilahi nizamı; diğer tarafta insan aklının ve hevasının ürünü olan batıl düzenler… Ve bu sapkın düzenlerin en sinsi, en tehlikeli olanı: Laikliktir.

Laiklik, İslam’ın hayat veren nefesini toplumlardan kesmek için icat edilmiş bir zehirdir. Din ve dünya işlerini ayırmak iddiasıyla yola çıkan laiklik, gerçekte dini hayattan dışlama, ilahi hükümleri iptal etme projesidir. Bu bir tesadüf değildir; bu apaçık bir meydan okumadır: Allah’a karşı açılmış sistematik bir savaştır! Laiklik, sözde özgürlük ve tarafsızlık söylemleriyle sunulmuş bir tuzaktır. Oysa gerçekte laiklik:

  • Allah’ın hükümlerini reddeder,
  • Beşer aklını hüküm kaynağı yapar,
  • Allah’ın indirdiği ölçüleri “geri kalmışlık” diye aşağılar,
  • İnsanın hevasını ve çoğunluk iradesini ilahlaştırır.

Kuran bize ne diyor: “Onlar Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenlerdir; işte onlar kafirlerin ta kendileridir.” (Maide Suresi: 44. Ayet)

Laiklik, insanın kendi heva ve hevesine göre kanun koyduğu bir düzendir. İnsanın heva ve hevesini ilah edinmesi ise Kuran’da şiddetle reddedilmiştir: “Hevasını ilah edineni gördün mü?” (Furkan Suresi: 43. Ayet) Bu ayetler bize gösteriyor ki, laiklik sadece bir yönetim biçimi değil; bir itikadi sapmadır.

Şeriat, Allah’ın yeryüzüne sunduğu rahmettir. Şeriat:

  • Adaleti korur,
  • Mazlumun hakkını savunur,
  • Zalimleri durdurur,
  • Toplumun huzurunu sağlar,
  • İnsanları dünya ve ahiret saadetine ulaştırır.

Allah şöyle buyurur: “Artık aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet, onların arzularına uyma.” (Maide Suresi: 49. Ayet)

Şeriatsız bir toplumda adalet olmaz! Vicdan olmaz! Ahlak çöker, aile çözülür, ekonomi haramla kirlenir, toplumda fuhuş, sapıklık ve sömürü normalleşir. Bugün İslam topraklarında yaşanan tüm kaosların, fitnelerin, savaşların ve zilletin tek sebebi vardır: Şeriattan uzaklaşmak, laiklik, sosyalizm ve benzeri batıl ideolojilere sarılmaktır!

Ey Müslüman kardeşim! Laikliğin getirdiği sonuçlar ortadadır:

  • Ahlaksız nesiller,
  • Dağılmış aileler,
  • Yolsuzluk bataklığında boğulan devletler,
  • Zulmün sıradanlaştığı toplumlar.

Şeriatın getirdiği düzen ise apaçık bir rahmettir. Kadınlar onurla korunur, yetimler adaletle büyür, toplumlar Allah’ın rızası ekseninde yücelir. Şeriat, insanı özgür kılar; kulun kula kulluğunu bitirir. Şeriat, insanı sorumluluk sahibi yapar; hesaba çekileceğini bilerek yaşamasını sağlar.

Bizler iman ediyoruz ki:

  • “Hüküm yalnız Allah’a aittir!” (Yusuf Suresi: 40.Ayet)
  • Allah’ın indirdiğinden başkası ile hükmedenler zalimdir, fasık ve kafirdir! (Maide Suresi: 44-45-47. Ayet)
  • Allah’ın dini tamdır, eksiksizdir, zamana ve mekana göre değişmez! (Maide Suresi: 3. Ayet)

Biz laikliği reddediyoruz. Biz şeriatı istiyoruz. Biz, Allah’ın nizamı ile yeryüzünün adalet bulacağına iman ediyoruz. Ve şunu haykırıyoruz: Ya Allah’ın hükmüyle yaşarız, ya zilletle ölürüz! Başka yol yok! Kardeşim, bugün İslam ümmetinin önünde iki seçenek vardır: Ya laiklik bataklığında yok olmak, ya da şeriatın rahmet ikliminde yeniden dirilmek! Ayrıca şeriat için mücadele etmek imanımızın bir gereğidir!

Şeriat yoksa özgürlük yoktur.
Şeriat yoksa adalet yoktur.
Şeriat yoksa insanlık yoktur.

Laikliğe lanet olsun! Şeriata binlerce selam olsun! Allah’ın nizamı yeryüzüne hakim oluncaya kadar mücadele devam edecektir! Ve zafer mutlaka inananlarındır!

“Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edenlere yardım eder.” (Hac Suresi: 40. Ayet)

10 Maddelik Şeriat Manifestosu

1. Hüküm yalnız Allah’ındır!

Bizler, hayatın her alanında yalnızca Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmedilmesi gerektiğine inanırız!

2. Laiklik küfürdür, reddediyoruz!

Din ile hayatı ayıran laikliği, şeytanî bir tuzak ve küfrün projesi olarak görüyoruz. Allah’ın hükmü dururken başka hüküm tanımıyoruz!

3. Şeriat adalettir, insanlığın kurtuluş reçetesidir!

Şeriat olmadan adalet de, huzur da mümkün değildir. Gerçek özgürlük, yalnızca Allah’a kul olmakla mümkündür.

4. Allah’ın hükümleri evrenseldir!

Şeriat, zamana, mekana, devre göre değişmez. Kıyamete kadar geçerlidir. Beşer aklı Allah’ın hükmünü aşamaz!

5. Şeriat; aileyi, toplumu ve devleti korur!

İffet, ahlak, nesil ve toplum düzeni, ancak Allah’ın emirlerine göre korunabilir. Şeriat, toplumun sigortasıdır.

6. Şeriat karşıtlığı İslam’a ihanettir!

Şeriatı kötülemek, İslam’ın özünü hedef almak demektir. Şeriat düşmanlığı, Allah’a ve Resulüne savaş açmaktır.

7. İslam dini sadece camide yaşanmaz, hayatın her anına hakimdir!

Namazı da, ticareti de, yönetimi de Allah’ın emirlerine göre yaşarız. İslam sadece bir inanç değil, tam bir hayat nizamıdır.

8. Şeriatsız toplumlar batmaya mahkumdur!

Bugün İslam coğrafyasındaki zilletin sebebi, Allah’ın sistemini terk edip batı ideolojilerine teslim olmaktır.

9. Müminin onuru Şeriatladır!

Bizler onurumuzu, izzetimizi yalnızca Allah’ın nizamı ile yaşamakta buluruz. Başka hiçbir sistem bizim başımızı dik tutamaz.

10. Şeriat için mücadele etmek farzdır!

Laiklik gibi batıl düzenlere karşı, Allah’ın nizamı için çalışmak, tebliğ etmek, mücadele etmek her Müslüman’ın görevidir.

Allah’ın nizamı hakim oluncaya kadar mücadeleye devam…!

Yorum bırakın