Dünyanın En Pahalı Kelimesi: Keşke!

Bazı kelimeler vardır; kulağa hafif gelir ama yüreğe ağır iner. “Keşke” işte tam da öyle bir kelimedir. Ne bir para birimine sahiptir ne de bir ölçü aletiyle tartılabilir. Ama onun bedelini ödemek bazen bir ömür sürer.

“Keşke” demek, bir pişmanlığın, bir eksikliğin, bir gecikmişliğin çığlığıdır aslında. Söylenirken kısa, yaşanırken uzun bir kelimedir. Çünkü “keşke”nin içinde bir zaman vardır. Artık geri getirilemeyen bir zaman. İçinde bir insan vardır belki artık yanında olmayan. İçinde bir fırsat vardır kaçıp gitmiş, dönmesi mümkün olmayan.

Hayatta her şeyin bir bedeli vardır, evet. Ama bazı bedelleri para ödeyerek kapatamazsın. Çünkü onlar ruhundan, kalbinden, zamanından alır. Ve “keşke”nin faturası, genellikle yaşadığın her yeni günde sana yeniden kesilir. Sabahları gözünü açtığında, sessiz anlarda içine dolan o hafif sızıda, bir cümleye sığan ama hayata yayılmış bir yük gibi durur: “Keşke…”

Bir adımı atmadın…
Bir sözü söylemedin…
Bir sarılmayı erteledin…
Bir hakkı helal etmedin…
Bir insanı dinlemedin…
Bir özrü dilemedin…

Ve zaman geçti. O kapı kapandı. O tren kaçtı. O kişi gitti. Ve sen kaldın… keşkenin gölgesinde. Bazıları “keşke”lerini yastığa gömer, bazıları içki kadehinde boğar, bazıları mezar taşına kazır. Ama herkesin bir “keşke”sinin olduğu kesindir. Belki bir aşk, belki bir aile, belki bir dostluk, belki de sadece kendin… Zamanında sahip çıkmadığın bir şey, seni şimdi içten içe kemirir. O yüzden bazen susmamalı insan. Bazen gururu değil sevgiyi seçmeli. Cesaretsizliği değil adımı tercih etmeli. Çünkü atılmayan adımlar, yıllar sonra “keşke” diye önüne gelir ve “neden yapmadın?” sorusunu senin yerine her sabah sana sorar.

Unutma, “keşke” dediğin her an, bir başka versiyonundaki “iyi ki”yi yok ettiğin andır. Ve bazen bir “keşke”, bir insanın hayatını sessizce bitirebilir. Sadece kalbiyle, içinden içini yiyerek… Dünyadaki en pahalı kelime bu yüzden “keşke”dir. Çünkü onu ödemek için para yetmez. Ömür gerekir…

Yorum bırakın