Kardeşlerim, abilerim, ablalarım, can dostlarım, yol arkadaşlarım… Elhamdülillah, bir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Sabırla, dualarla, nefis terbiyesiyle dolu mübarek bir ayı tamamladık. Rabbim kabul buyursun. Şimdi bayram vakti… Sevinç vakti… Gönüller arınmış, sofralar bereketlenmiş, kardeşlik bağı sımsıkı çekilmiş bir zamandayız. Ne büyük nimet… Herkesin değil, biz Müslümanlara nasip olmuş bir bayram bu. O yüzden ismini doğru koymak da şükrün bir parçasıdır:
Ramazan Bayramı’dır bu. Şeker Bayramı değil!!!
Ramazan’da şekerden fazlası vardı: Oruç vardı, tefekkür vardı, gece namazları, hatimler, sadakalar, infaklar vardı… Şekerse en fazla çocuklar sevinsin diye sofralara konulan küçük bir ikramdı. Lütfen ipin ucunu kaçırmayalım. Bu bayram, sadece ağzımızı değil; kalbimizi ve zihnimizi tatlandırmak için verildi bize.
Bayram sabahı; sabah namazıyla başlar, bayram namazıyla taçlanır. Gönlümüzde bir sızı varsa, bir kırgınlık varsa, bugün helalleşme günüdür.
İmkanımız varsa bir yetimin başını okşayalım, bir ihtiyaç sahibini sevindirelim.
Sevincimizi sadece kendi çemberimizde değil, ulaşabildiğimiz herkese ulaştıralım. Çünkü biz biliyoruz ki, bayram, sadece takvimde değil; gönülde yaşanır.
Bu bayramda kimimiz yeni elbiseler giyeceğiz, kimimiz uzun iftar sofralarını şükürle tamamladı. Kimimiz çocukların sevincinde kendi çocukluğumuzu hatırlayacağız. Ama bir yerlerde, hala bombalar patlıyor. Hala bir annenin gözyaşı, bir çocuğun çığlığı, bir babanın yüreğinden kopup gelen feryat var.
Ey Filistinli kardeşim… Senin için bayram, sadece takvimde yazıyor. Senin için bayram, bir şehidin tabutunu taşıyan ellerde duruyor. Senin için bayram, belki de tek kalan duvarın dibinde oynayan bir çocuğun tebessümüne sıkışıyor. Ama biz seni unutmuyoruz. Bayram namazında sana dua edeceğiz. İftarda seninle yutkunduk, lokmalarımız boğazımızda düğümlendi. Çocuklarımız şeker yerken, senin çocuğunun kumla karışık toz yuttuğuna şahit olduk! Biz seninle aynı kıbleye dönüyor, aynı Rabbe dua ediyoruz. Unutma, kardeşin burada; seninle aynı ümmetin bir parçası.
Ey mazlum coğrafyaların çocuğu… Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Yemen’de, Sudan’da… Hangi dilde ağlıyorsan ağla, biz “amin” deyince, dualar buluşuyor aynı gökyüzünde. Senin gözyaşın bizim alnımıza düşen secde damlasıdır. Bayram edemeyenlerin bayramı, zulmün gölgesinde dua ile aydınlanır. O yüzden bu bayram, bizim değil; sizin mücadelenizin yüzü suyu hürmetine kutlanır. Rabbim senin mazlumluğunu rahmete çevirsin. Zalimlerin tahtını yıksın ve bizlere de, zalimin karşısında susmayan diller, geri durmayan eller, korkmayan yürekler versin. Bir gün bayram, gerçekten seninle birlikte olacak ve işte o gün, ilk defa gerçekten bayram edeceğiz.
Dualarınızda yerimiz olursa, biz bahtiyar oluruz. Ben de bu satırlarla size dua etmek isterim: Bayramınız mübarek olsun. Rabbim sizi ve sevdiklerinizi her iki cihanda aziz kılsın. Oruçlarınızı, secdelerinizi, gözyaşlarınızı kabul eylesin. Kalbinizi huzurla, evinizi bereketle, yolunuzu hayırla donatsın. Sarılacağımız bayram sabahlarında buluşmak duasıyla… Selam ve muhabbetle… Hayırlı bayramlar!

Yorum bırakın