Günümüz ekonomik koşullarında, mal ve hizmet fiyatlarının değişkenlik göstermesi doğal bir süreçtir. Ancak, bazı durumlarda ticaret ahlakına aykırı şekilde yapılan keyfi zamlar ve fırsatçılık, toplumda büyük mağduriyetlere sebep olmaktadır. Özellikle kriz dönemlerinde, doğal afetler veya ekonomik dalgalanmalar sırasında yapılan fahiş fiyat artışları, toplumsal düzeni ve güveni zedeleyen unsurlar arasındadır.
Keyfi zam, herhangi bir maliyet artışı olmaksızın, tamamen satıcının kar marjını artırma niyetiyle yaptığı fiyat artışıdır. Bu tür zamlar genellikle arz ve talep dengesi bozulduğunda veya tüketicinin mecburen almak zorunda olduğu ürünlerde görülmektedir. Örneğin, akaryakıt, temel gıda maddeleri ve ilaç gibi yaşamsal ürünlerde yapılan keyfi zamlar, toplumun büyük bir kesimini etkileyerek ekonomik eşitsizliği artırır.
Fırsatçılık, kriz dönemlerinde ya da olağanüstü hallerde mal ve hizmetlerin fiyatlarını fahiş oranlarda artırma ya da piyasada kıtlık oluşturarak spekülasyon yapma eylemidir. Özellikle doğal afetler, salgın hastalıklar ve ekonomik krizler döneminde bu tür uygulamalar sıkça karşımıza çıkmaktadır. Deprem sonrası barınma ücretlerinin astronomik rakamlara çıkarılması, salgın dönemlerinde maske ve dezenfektan fiyatlarının katlanarak artması buna örnektir.
Bu tür fırsatçılıklar yalnızca ekonomik zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal ahlakı da aşındırır. İnsanların güven duygusunu sarsar, sosyal adaletin zedelenmesine neden olur ve sınıfsal uçurumları derinleştirir. Bu tür kötü niyetli uygulamalarla mücadelede devletin ve vatandaşların üzerine düşen sorumluluklar vardır:
- Denetim ve Yaptırımlar: Devlet, keyfi zam yapan ve fırsatçılıkla haksız kazanç elde eden kişi ve işletmelere karşı ciddi yaptırımlar uygulamalıdır. Piyasa denetimleri artırılmalı ve cezai işlemler caydırıcı olmalıdır.
- Tüketici Bilinci: Vatandaşların, fiyat artışlarını takip edebilmesi ve şikâyet mekanizmalarını etkin kullanabilmesi gerekmektedir. Haksız fiyat artışlarını yetkili mercilere bildirmek, toplumun bu tür uygulamalara karşı daha dirençli olmasını sağlar.
- Rekabet ve Alternatif Piyasalar: Tekelleşmeyi önlemek ve rekabeti artırmak adına yerel üreticiler desteklenmeli, kooperatifçilik teşvik edilmeli ve tüketicilere daha fazla seçenek sunulmalıdır.
Keyfi zam ve fırsatçılık, sadece bireysel kar hırsına hizmet eden ve toplumun geniş kesimlerine zarar veren etik dışı uygulamalardır. Adaletli bir ekonomik düzenin sağlanması için bu tür yaklaşımlarla kararlı bir şekilde mücadele edilmelidir. Ticari faaliyetlerin etik kurallar çerçevesinde yürütülmesi, hem ekonomik istikrarı hem de toplumsal huzuru korumanın en temel şartlarından biridir.

Yorum bırakın