Hamamoğlanı!

Yazmayayım diye çok direndim ama yazıyor buldum kendimi… İstanbul, tarih boyunca imparatorlukların başkenti olmuş, kültürün, ekonominin ve siyasetin kalbi sayılmış bir şehir. Dünyanın dört bir yanından milyonların hayalini süsleyen bu metropol, bugün neyle anılıyor dersiniz? Kent Lokantası ve küçücük kreşlerle! İşte karşınızda Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilik vizyonu: Üç tabak kuru fasulye ve birkaç tane oyuncaklı oda!

2019’da “İstanbul’a çağ atlatacağız” diyerek koltuğa oturan Ekrem İmamoğlu, neredeyse beş yılın sonunda koca koca billboardlara “çocuklar için kreş açtık” yazdırıyor. Helal olsun, büyük icraat gerçekten! İstanbul gibi devasa bir şehrin problemlerini çözmek yerine, şirinlik muskası takınıp halkın karşısına geçerek sanki dev bir başarıya imza atmış gibi sosyal medya şovları yapmak, ancak onun gibi bir reklam figürüne yakışırdı. İstanbul’un yıllardır kangren olmuş sorunları var: Trafik çilesi, ulaşım keşmekeşi, kentsel dönüşüm eksikliği, altyapı felaketleri… Peki, İmamoğlu yönetimi ne yaptı? Hadi bir bakalım:

Metro projeleri durdu, yapılanlar ise AK Parti döneminde başlatılan işlerdi. İstanbul’un suyu pahalılaştı, ulaşım ve otopark zam üstüne zam gördü. Depreme hazırlık konusunda ciddi bir adım atılmadı. Sosyal belediyecilik adı altında instagram pozlarından öteye gidilmedi.

Ve sonra? “Ama biz Kent Lokantası açtık.” Cidden mi? 16 milyon nüfuslu dev bir şehri yönetiyorsun ve dönüp dolaşıp övündüğün şey tabldot yemek satmak mı? Eğer bir belediye başkanının başarısı “üç kuruşa çorba içirmek” seviyesine inmişse, İstanbul adına gerçekten üzülmemiz gerekiyor.

Ekrem İmamoğlu’nun en büyük icraatı ne mi? Kendini bir mağdur ve kahraman olarak pazarlamak. Onun için icraat değil, algı yönetimi önemli. Görevi süresince yaptığı en büyük atılım, kameralar önünde tiyatro oynamak. Yağmur yağınca şemsiye tutan görevliyi itmekten tutun da, tatilden tatile koşarken İstanbul halkına “ben buradayım” mesajı vermeye kadar her şey incelikle kurgulanmış bir PR çalışması. Öyle bir siyaset anlayışı var ki, İstanbul’u yönetmek yerine, “nasıl bir sonraki seçime yatırım yaparım?” hesabı içinde. Belediye başkanlığı onun için yalnızca bir basamak. 2023’te CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olmak için nasıl kulisler yaptığını sağır sultan bile duydu.

Ama İstanbul halkı beş yılını kaybetti ve beş yıl daha kaybedecek! Ekrem İmamoğlu, İstanbul gibi bir dünya metropolüne kreş ve kent lokantasından başka bir şey veremeyen bir yönetici olarak tarihe geçiyor. Büyükşehir belediye başkanı olduğunu unutup, sürekli siyasi hesaplar yapan, algı operasyonlarıyla gündemi meşgul eden, lakin şehre gerçek anlamda hizmet edemeyen bir figür. Koca beş yıl bitti. Sonuç? Trafik çile, kira uçmuş, metro tıkanmış, deprem kapıda. Ama olsun, kent lokantasında et ve mercimek çorbası var! Bravo Hamamoğlanı! İstanbul gerçekten seninle çağ atladı… (!)

Yorum bırakın