Şeytanın en büyük zaferi, insanın onun fısıltılarını kendi düşünceleri sanmasıdır! Nasıl ayırt edeceğiz peki şeytanın mı yoksa kendimizin mi düşüncesi olduğunu? Şeytanın fısıltılarını kendi düşüncelerimizden ayırt etmenin birkaç yolu var:
1. Ani ve Sapkın Dürtüler: Şeytanın vesveseleri genellikle anidir, insanın karakterine ve inançlarına ters düşer. İçinde nefret, kin, şehvet, ümitsizlik veya günaha teşvik varsa, bunun şeytandan olma ihtimali yüksektir.
2. Vicdan ve İçsel Huzur: Kendi düşüncelerimiz genellikle vicdanımızın süzgecinden geçer. Eğer bir düşünce içimizi rahatsız ediyor, kalbimize ağır geliyorsa, bunda bir kötülük payı olabilir. Şeytanın vesveseleri huzursuzluk ve kararsızlık doğurur.
3. Tekrar ve Israr: Şeytan bir düşünceyi sürekli tekrar ettirir. Zihin durduk yere aynı kötü düşünceye saplanıyorsa, bu şeytanın vesvesesi olabilir. Kendi düşüncelerimiz ise bir mantık sürecine bağlıdır ve sürekli aynı noktada dönmez.
4. Kendini Haklı Çıkarma Çabası: Eğer bir düşünce bizi günaha veya ahlaki zaaflara yönlendiriyor ama biz bunu kendimize “aslında haklıyım, herkes böyle yapıyor” diyerek meşrulaştırmaya çalışıyorsak, şeytanın oyununa geliyoruz demektir.
5. Sonucu Değerlendirmek: Bir düşüncenin sonucu hayır mı yoksa şer mi doğuruyor? Eğer düşünce bizi daha iyi, daha erdemli biri yapıyorsa, bu Allah’tandır. Eğer bizi günaha, gaflete veya mutsuzluğa sürüklüyorsa, şeytandan olabilir.
Sonuç olarak, zihnimizden geçenleri sürekli sorgulamalı, kalbimize danışmalı ve Allah’a sığınmalıyız. Kuran ve sünnet bize, şeytanın vesveselerini nasıl bertaraf edebileceğimizi gösteren en büyük rehberdir.

Yorum bırakın