İnsanlık tarihi, modern bilimin ortaya koyduğu uyduruk teorilerle sürekli tartışılan bir konu olmuştur. Bu uyduruk teorilerin en dikkat çekeni, Yahudi Charles Darwin‘in insanların maymunsu canlılardan evrildiği iddiasıdır. Neandertal ve Homo Sapiens gibi terimlerle ifade edilen bu uyduruk teoriler, aslında bilimsellikle alakası olmayan birer hipotezden öteye geçememiştir. İnsan, başlangıcından itibaren akıl, şuur ve medeniyet inşa etme kabiliyetiyle yaratılmıştır. Yahudilerin uydurduğu “Evrim Teorisi”, modern insanın “ilkel” kabul edilen bir geçmişten evrimleşerek bugünkü haline geldiğini öne sürse de bu iddiaların kesin ve somut kanıtlara dayanmadığı aşikardır. Kuran’da bu teoriyi destekleyen bir ayet vardır fakat, insanlığın doğuşunu değil, Yahudilerin atalarının halini anlatır. Allah, İsrailoğulları’nın yasaklara uymadığı için cezalandırılarak maymuna dönüştürüldüğünü bize bildirmektedir. “İçinizden cumartesi günü hakkındaki hükmü çiğneyenleri elbette bilirsiniz. Bu yüzden onlara, “Aşağılık maymunlar olun!” demiştik. Biz bunu, hem çağdaşlarına hem de sonradan gelenlere ibret veren bir ceza, müttakiler için de bir öğüt kıldık.” (Bakara Suresi: 65 ve 66. Ayetler)
Neandertal ve Homo Sapiens adı verilen insanların da günümüzde yaşayan insanlardan özde bir fark taşımadığı görülmektedir. Uyduruk resimler ve isimlendirmelerle insanlığın atalarını aşağılamak için türetilmiş oldukları ortadadır. Kaldı ki deri renkleri, çene ve yüz yapısı farklılıkları, ancak coğrafi koşulların etkisiyle oluşan fiziksel değişimlerden ibarettir. İnsanlık, yaratıldığı andan itibaren konuşma yeteneği, estetik anlayışı ve sosyal yapısıyla medeniyet inşa edebilecek kapasitededir ve Kuran’da detaylıca açıklanmıştır. “Bilim Dini” isimli kitabımda bu konuyu etraflıca ele almıştım. İlk insanların vahşi, ilkel ya da akıldan yoksun olduğu düşüncesi, sadece uydurmadan ibarettir. Adına “bilimsel” takısını yapıştırmak ahmakları ikna etmek, Allah’ın varlık sebebimiz oluşunu gölgelemek ve inkara sürüklenmemiz için düzenlenmiş yalanlar manzumesidir.
Bu tür teorilere karşı en net cevabı, insanın yaratılış gerçeğini ortaya koyan ilahi kaynaklar verir. İslam inancına göre ilk insan, aynı zamanda ilk peygamber olan Hazreti Adem’dir. Hazreti Adem’in yaratılışı, bir evrim süreciyle değil, doğrudan Allah’ın kudretiyle olmuştur. Allah, insanı eşsiz bir şekilde yaratmış, ona akıl, ruh ve sorumluluk yüklemiştir.
Yeryüzüne gönderildiği ilk andan itibaren insan, medeniyet kurma, ilim ve sanatla meşgul olma yeteneğine sahip olarak yaratılmıştır. İlahi irade, insanı diğer tüm varlıklardan üstün kılmış, ona eşyayı tanıma ve adlandırma yetisi vermiştir. İnsan, var oluşunun başlangıcından bu yana “en güzel surette” yaratılmıştır.
Bu gerçek, Kuran’da şu şekilde ifade edilmiştir: “Andolsun, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (Tin Suresi, 4. Ayet)
Sonuç olarak insan, kökeni maymunlara dayandırılacak kadar basit bir varlık değildir. Aksine, insan başlangıçtan itibaren ilim, akıl ve medeniyetle donatılmış, yeryüzünün halifesi kılınmış yüce bir varlıktır.

Yorum bırakın