Eşcinsellik: Şeytanın Cinsel Oyunları!

İnsanoğlu, yeryüzüne halife olarak yaratılmış, akıl ve irade nimetiyle donatılmıştır. Ancak bu irade, aynı zamanda bir imtihan vesilesidir. Şeytan, insanın Allah’a yakınlaşmasına engel olmak için türlü oyunlar oynar ve onu hak yoldan saptırmaya çalışır. Eşcinsellik de bu oyunun bir parçasıdır.

 Nisa Suresi 118 ve 119. Ayetler: “Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur.”

Son dönemlerde eşcinsellik (LGBT), doğal bir eğilim ya da yaratılışın bir sonucu olarak lanse edilmektedir. Ancak meseleye İslami bir perspektiften baktığımızda, bu durumun ne yaratılış ne de fıtratla bağdaştığını görürüz. İnsan, Allah’ın belirlediği doğal bir düzenin parçasıdır. Bu düzen içinde erkek ve kadın olarak iki cinsten bahsedebiliriz. Doğadaki hayvanat bile bu iki cins arasında varlık gösterir. Üçüncü bir cins söz konusu bile değildir.

Eşcinsellik, insanın fıtratına aykırı bir sapmadır ve bu sapmanın kökünde çoğu zaman bireyin içinde yaşadığı kültürel, psikolojik ya da çevresel faktörler yatar. Ancak en nihayetinde, bu tür bir sapmaya yönelten en büyük güç, şeytanın insan üzerinde kurduğu hükümdür. Şeytan, insana kadın ise lezbiyenlik, erkek ise homoseksüellik aşılamaya çalışır. Çünkü kendisi de bu iki ilişki türlerini “yasak” olarak tanımaz ve onun için her tür ilişki serbesttir. İnsanı da bu iğrençliğe mahkum etmek için sürekli çırpınır. Üstelik sapkın ilişki türleri LGBT ile sınırlı da değildir.

Bu sapkın ilişki türlerini şöyle sıralayabiliriz;

Pedofili/Sübyancılık: Yetişkin bir kimsenin (kadın/erkek) ergenlik öncesi çocukları cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan durum. Şeytan için sıradan ama insan için hastalık belirtisidir.

Zoofili: İnsan ve hayvan arası cinsel eylemi veya böyle eylemlere eğilim göstermeyi tanımlamak için kullanılan bir terim. Hayvanlara karşı bu tip bir eğilim şeytan için sıradan, insan için hastalık belirtisidir.

Nekrofili: Bu sapkınlıkta insanlar, cesetlere ilgi duymaktadır. Özellikle bu cinsel sapkınlığa yönelen insanlar, genel olarak cinsel ihtiyaçları için cinayet işleme yoluna gitmektedirler. Dünya tarihindeki seri katillerin büyük bir kısmının, nekrofili ihtiyaçlarını gidermek için cinayet işledikleri bilinmektedir. Şeytan için sıradan, insan için hastalık belirtisidir.

Ensest: Aile içi veya Allah’ın evliliği dahi yasakladığı yakın akrabalar arasında görülen cinsel ilişkidir. Şeytan için sıradan, insan için hastalık belirtisidir.

Kuran’da Hazreti Lut’un kavminin helakı, eşcinsellik gibi fıtrat dışı davranışların insana ne denli zarar verebileceğini gözler önüne serer. Bu kavim, Allah’ın koyduğu sınırları çiğnemiş, hak yoldan sapmış ve bu yüzden ilahi bir azaba maruz kalmıştır. Bu kıssa, insanlık için önemli bir uyarıdır.

Modern dünyada eşcinsellik (LGBT), bir özgürlük ya da kimlik meselesi olarak savunulsa da insanlık olarak bu tür algı oyunlarına karşı uyanık olmalıyız. Şeytanın bu iğrenç yaşam formuna kapılmamak ve hakikati savunmak, imanımızın bir gereğidir. İnsan, nefsinin arzularına teslim olduğu sürece ibne şeytanın ağına düşer. Ancak tövbe kapısı her daim açıktır ve Allah, samimi bir şekilde O’na yönelen kullarını affedicidir. Eğer ibnelikte sınır tanımayan şeytana uyduysanız tövbe edebilir ve bir daha bu tiksinç ilişki türüne yaklaşmayabilirsiniz.

Eşcinsellik, insanın yaratılışına aykırı bir sapma olup şeytanın insana oynadığı bir oyun olarak değerlendirilmelidir. Bu tür meselelerde Kuran ve sünnetin rehberliğine başvurmalı, Allah’ın razı olduğu bir yaşamı tercih etmeliyiz.

Unutmayalım ki şeytanın vesveselerine karşı en güçlü silah, İslam ahlakına sahip olup Allah’a sığınıştır. Rabbimiz, hepimizi fıtratımıza uygun bir yaşam süren salih kullarından eylesin… İbnelikte sınır tanımayan şeytanın oyunlarından korusun…

Yorum bırakın