Dünya tarihinde çok az olay, Filistin halkının maruz kaldığı zulüm ve adaletsizlik kadar ıstırap verici olmuştur. Onlarca yıldır süren bu acımasız işgal ve sistematik zulüm politikaları, insanlık vicdanını derinden yaralamaya devam ediyor. Her biri çok değerli birer hayat olan masum çocukların, kadınların ve yaşlıların hiçe sayılması, ısrail’in yürüttüğü bu politika ile bir terör rejimi kurduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Son dönemde, Filistin topraklarında yaşananlar akıllara durgunluk veriyor. İsrail’in şiddet ve vahşetle uyguladığı saldırılarda tam 50 bin kadın, çocuk ve yaşlı insan hayattan koparılmış; gözyaşı ve acı, bir milletin yüreğine kazınmıştır. Bu soykırım, tarih kitaplarına kara bir leke olarak yazılacak, insanlığın adaleti gecikse de unutmayacağı bir trajedi olarak hatırlanacaktır.
Filistin halkı, özgürlük ve onur savaşlarında sayısız badireler atlatsa da asla boyun eğmemiş, direnme kararlılığından ödün vermemiştir. Topraklarından koparılmış, evlerinden sürülmüş, temel insani haklarından mahrum bırakılmış bu mazlum milletin masumiyetini görmek için çocukların gözyaşlarına, yıkılmış evlere ve yerle bir edilmiş umutlara bakmak yeterlidir.
Ancak insanlık, bu adaletsizliğe sessiz kalarak, İsrail’in şiddet ve katliam politikalarına hizmet etmektedir. Bugün dünya, sessiz kalışıyla bu zulme ortak olmaktadır. Ey sessiz çoğunluk! Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında olduğunuzu ispatlamak zorundasınız. Adalet ve barış, sadece tüm halkların eşitliği ve özgürlüğüyle mümkün olabilir. Sessizlik, zulmün en büyük destekçisidir ve adaletin en büyük düşmanıdır.
Filistin halkı, göçmen kamplarında, harabelere dönmüş şehirlerde ve duvarlarla örülü bir esaretin ortasında bile umutlarından vazgeçmemiştir. Onlar sadece kendi topraklarında yaşamak, çocuklarına barış dolu bir gelecek bırakmak istiyorlar. Bu talepler insanlığın en temel hakkıdır ve görmezden gelinemez.
Bugün, İsrail’in bu kahpece yürüttüğü politikaların bir sonu gelmelidir. Bu hesap mutlaka sorulacak; mazlumların ahı, zalimlerin tahtlarını yıkacaktır. Filistin halkının yanında durmak bir tercih değil, insani bir zorunluluktur.
Allah yardımcınız olsun sevgili Filistinli kardeşlerim. Bu zulmün hesabı elbet sorulacak; adalet er ya da geç yerini bulacak. Kahpe İsrail, işlediği bu insanlık suçunun bedelini mutlaka ödeyecek!

Yorum bırakın