Kurban Bayramı!

Kurban Bayramı, İslam dünyasında Hac ibadetiyle birlikte kutlanan en önemli dini bayramlardan biridir. Her yıl Zilhicce ayının 10. günü başlayan bu mübarek günler, Hazreti İbrahim’in Rabbine olan sarsılmaz teslimiyetinin ve Hazreti İsmail’in örnek sabrının bir nişanesi olarak anılmaktadır. Kurban Bayramı, yalnızca bir ibadet değil; aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın, kardeşliğin ve sosyal dayanışmanın en güçlü tezahürüdür.

Kurban, sözlük anlamı itibariyle “yaklaşmak” demektir. Dini anlamda ise Allah’a yakınlaşma niyetiyle belirli şartları taşıyan hayvanın, usulüne uygun şekilde kesilmesidir. Kurban ibadeti, hem Kuran’da hem de Hadislerde açıkça ifade edilmiştir. Kuran’da kurban ibadeti özellikle şu ayetle sabittir: “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser Suresi: 2. Ayet)

Bu ayette Allah, namazla birlikte kurban kesmeyi emretmiştir. Ayrıca kurbanın şekli değil, arkasındaki niyetin ve takvanın önemli olduğu şu ayette vurgulanmıştır: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Allah’a ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır.” (Hac Suresi: 37. Ayet)

Bu ayetler, kurbanın maddi yönünün değil, Allah rızası için yapılan teslimiyetin öne çıktığını gösterir. Kurban ibadetinin temelinde Hazreti İbrahim’in sadakati ve Allah’a olan teslimiyeti yer alır. Hazerti İbrahim bir rüyasında Allah’ın, oğlu Hazreti İsmail’i kurban etmesini istediğini görür. Bu ilahi emre karşı hem kendisi hem de oğlu büyük bir teslimiyetle boyun eğerler: “Ey babacığım! Sana emredileni yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun.” (Saffat Suresi: 102. Ayet)

Allah, bu teslimiyet karşısında Hazreti İsmail yerine bir koç gönderir. Bu olay, İslam ümmetine Allah’a olan sadakat ve teslimiyetin en yüce örneklerinden biri olarak miras kalmıştır. Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem kurban ibadetine büyük önem vermiş ve Müslümanlara da bu ibadeti öğretmiştir. Sahih hadislerde, kurban kesmenin faziletine şöyle işaret edilir: “Kurban günlerinde, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel yoktur.” (Tirmizî, Edahî,1) Bu hadis, kurban kesmenin bir gelenek değil, önemli bir dini vecibe olduğunu göstermektedir.

Kurban ibadetinin amacı sadece bireysel bir kulluk göstergesi değildir. Aynı zamanda sosyal dayanışma ve yardımlaşmanın zirveye çıktığı bir ibadettir. Kurban etinin üçe bölünerek; bir kısmının ihtiyaç sahiplerine, bir kısmının yakın akrabalara ve bir kısmının da eve ayrılması sünnettir. Bu paylaşım, toplumda kardeşlik bağlarını kuvvetlendirir. Kurban Bayramı, sadece bir hayvan kesme ibadeti değildir. O, Allah’a teslimiyetin, takvanın, sadakatin ve paylaşmanın simgesidir. Kurban, bizleri Hz. İbrahim’in teslimiyetine, Hz. İsmail’in sabrına ve Peygamber Efendimiz’in sünnetine bir adım daha yaklaştırır. Bu bayramda hem Allah’a yakınlaşmalı hem de çevremizle dayanışmayı güçlendirmeliyiz.

“Kurbanlarınızı gönülden, ihlasla ve takva üzere kesiniz. Allah, ancak takva ile yapılan ameli kabul eder.” (Maide Suresi: 27. Ayet)

Kurban Bayramı’mız mübarek olsun!

Yorum bırakın