İslam’da Hoşgörü Yanılgısı!

İslam, tüm insanlığa hitap eden evrensel bir dindir. Her yönüyle hayatı düzenleyen bu din, insanları sadece manevi anlamda değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki açıdan da sorumluluklar altına sokar. İslam’ın esasları, insanları doğru yolda yürümeye, iyiliği teşvik etmeye, kötülüklerden uzak durmaya ve Allah’a karşı sorumlu bir yaşam sürmeye davet eder. Ancak günümüzde, yanlış bir şekilde bazı insanlar, İslam’ı hoşgörü dini olarak tanımlayarak, dinin bazı emir ve yasaklarını görmezden gelmeyi, hoşgörü adı altında bazı günahların kabul edilmesini savunmaktadır. Bu makalede, İslam’ın gerçek değerlerini ve hoşgörünün yanlış anlaşılmasını ele alacağız.

İslam, günahları hoşgörü ile karşılamaz. Aksine İslam, bireylerin doğru yolda ilerlemelerini ve kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını emreder. Çıplak gezmek, emanete hıyanet etmek, faiz yemek, içki içmek, kul hakkı yemek, rüşvet almak, zina yapmak ve diğer birçok günah, İslam’da açıkça yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Bunlar, toplumda adaletin ve düzenin sağlanması için zararlı olan, ahlaki değerlerle çelişen eylemlerdir.

Çıplaklık: İslam, örtünmeyi ve iffetli olmayı emreder. Kişinin bedenini sergilemesi, toplumda ahlaki bozulmalara yol açabilir. Bu sebeple, çıplaklık veya müstehcen giysiler giymek, İslam’a göre haramdır.

Emanete Hıyanet: İslam, emanete sadık kalmayı vurgular. Birine verilen güveni bozmak, insanların haklarını gasp etmek ve haksız kazanç elde etmek, büyük bir günahtır. Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem emanetin hıyanetinin ölümden sonra hesabı sorulacak bir suç olduğunu belirtmiştir.

Faiz ve İçki: İslam, faiz alıp vermeyi ve içki içmeyi yasaklamıştır. Faiz, ekonomik adaletsizliğe yol açan ve insanları borç içinde boğan bir sistemdir. İçki ise, bireylerin akıl sağlığını bozarak toplumu zarara uğratır.

Kul Hakkı: Kul hakkı, İslam’ın en önemli ve ciddiyetle uyması gereken ilkelerinden birisidir. Birinin malını, hakkını, itibarını veya emeğini çalmak, Allah’ın katında büyük bir suçtur. Peygamber Efendimiz kul hakkını helal etmeden bir insanın cennete giremeyeceğini belirtmiştir.

Zina: Zina, İslam’da haram kılınmış bir fiildir. İslam, kişilerin iffetli ve sabırlı olmalarını, aileyi korumayı, evlilik dışı ilişkilerden kaçınmayı öğütler.

İslam, hoşgörüye değer verir. Ancak hoşgörü, kötü ve haram işlerin hoş görülmesi anlamına gelmez. Hoşgörü, insanların birbirlerine saygı duyması, başkalarının haklarına zarar vermemesi, farklı inançlara sahip olanlara karşı adaletli olması gerektiğini anlatır. Hoşgörü, bir insanın suç işlediğinde veya kötü alışkanlıklar edindiğinde onu kucaklamak değil, onu doğru yola davet etmektir. Bu sebeple, İslam’da günahlar ve kötü davranışlar hoş görülmez, ancak suçluyu doğru yola yönlendirmek ve onu tövbe etmeye teşvik etmek gerekir.

İslam, hoşgörü dini olarak tanımlanamaz. İslam, insanları doğru yolda yürütmeyi, onlara hakkı ve adaleti öğretmeyi, günahlardan sakındırmayı amaçlayan bir dindir. Çıplaklık, emanete hıyanet, faiz, içki içmek, kul hakkı yemek, zina, gıybet, dedikodu, iftira, hırsızlık, cinayet ve daha hatırlamadığım diğer günahlar, İslam’ın yasakladığı eylemlerdir ve bunlar hoşgörü ile karşılanamaz. Hoşgörü, doğru yolu bulmaya çalışan insanlara yardımcı olmak, onlara doğruyu anlatmak ve onların tövbe etmelerini sağlamak anlamına gelir. İslam, her zaman doğru olanı savunur ve insanlara doğru yolu gösterir. Günahta hoşgörü mümkün değildir!

Yorum bırakın